Roma Tiyatrosu

İlçenin güneybatısında gölden 400 m. doğuda, surlardan 90 m. kuzeydeki tiyatro, Roma İmparatoru Trajanus (98-117)’un emirleri ile eyalet valisi Plinius Caecillius Secunds (62-113)’a yaptırılmıştır.

Vali Plinius, İmparator Trajanus’a yazdığı mektuplarda 111-112 yıllarında yapımına devam edilmekte olan tiyatrodan bahseder. İnşaatın tamamlanabilmesi için 10 mil­yon sesterzene acilen ihtiyaç olduğunu bildirir. İmparatorun istenilen ödeneği gön­derdiği fakat buna rağmen tiyatronun tamamlanamaması üzerine ilave ödenek is­tendiği şehir meclisinin de bazı taleplerde bulunduğu anlaşılmaktadır. Kuzeybatı Anadolu’nun en görkemli arkeolojik kalıntısı olan tiyatro, uzun yıllar ba­tılı gezginlerin uğrak yeri olmuştur

Sahm burasını saray kalıntısına, Domenico Sestini su deposuna, Papadopulos hapishaneye benzetmiş olup ilk kez R. Pococke kalıntıların tiyatroya ait olduğunu bildirmiş ve krokisini çizmiştir. A. M. Schneider 1943 yılında kalıntıları incelemiştir. VIII. yüzyıl başlarında İstanbul’u fethetmek için gelen Arap ordularının, surları aşa­mayarak başarısızlığa uğramaları üzerine, stratejik ve askeri önemi nedeniyle İznik’i almak için uğraşmışlar, fakat III. Leo ile IV. Constantinos tiyatroya ait kesme taşları yerlerinden söktürerek surlara taşıtmış ve böylece surlar için gerekli onarım ve yük­seklik gerçekleştirilmiştir.

Tiyatro caveasına ait oturma basamakları surların üzerine yanyana dizilerek seyirci yeri olarak kullanılmıştır. Ayrıca dış duvar taşlarıyla sütun kaideleri mazgallar meydana getirecek şekilde dizilmiştir. Kerkides sınırındaki aslan ayağı kabartmaları diazomadan üst caveaya çıkı­şı sağlayan merdiven basamaklarıyla İstanbul Kapı’daki iki tiyatro maskı, friz parça­sı, batısındaki sur üzerinde tiyatroya ait taşa yazılmış Yunanca kitabe, Lefke Ka­pı’daki iki friz parçası ile müzeye taşınan friz, tiyatronun önemli parçalarını oluştur­maktadır.

Kentin kuzey surlarındaki bazı burçlar tiyatroya ait kesme taşlarla örülmüştür. Ken­tin savunması için tiyatro feda edilmiş, başta sahnesi olmak üzere, oturma basa­makları, dış duvarları, kemer ve tonozları onarılamayacak derecede tahrip olmuştur. Geriye kalan bölümler bir müddet yeni yapılarda kullanılmak üzere yerlerinden sö­külmeye devam edilmiştir. XIII. yüzyılda Theodor Laskaris’in sur onarımları ile yeni kilise inşaatlarında, Os­manlı döneminde XIV. ve XV. yüzyıllarda birçok kesme taş yeni bazı inşaatlarda kullanılmıştır.

Metruk kalan tiyatro kalıntıları üzerine çeşitli evrelerde toprak, moloz ve çöplerin atılması sonucu üzerinde 9,5 m. kalınlığında bir tabaka oluşmuştur. Uzun yıllar şahıs malı olarak kalan, 2. Dünya Savaşı’nda askeri depo olarak kulla­nılan kalıntıların üzerine tahıl, sebze ve haşhaş ekilmiştir.

Göl seviyesinden 13 m. yükseklikte, Selçuk Mahallesi, Saraybahçe mevkiinde bulu­nan tiyatro kalıntılarında 1980 yılından son yıllara kadar Arkeolog Dr. Bedri Yalman baş­kanlığında arkeolojik kazılar yapılmış, günümüzde Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bursa Büyük Şehir Belediyesi arasında devam etmekte olan protokol çerçevesinde ve İznik Müze Müdürlüğünün gözetiminde Roma tiyatrosu Arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları hala devam etmektedir.

İletişim

Sanal Tur